Sümbül Efendi Camii

Tarihi yerler, 39. sıra
Onaylı mekânİstanbul
Turu izle

Sosyal medyada ne meşhur?

YouTube kısa videolar

Özet ve işaretlenen özellikler

Sümbül Efendi Camii · Tarihi yerler · İstanbul · FATİH

İstanbul şehrinin sevilen noktalarından biri.

Kayıtlı yönlendirme işaretleri: Tekerlekli sandalyeye uygun giriş, Tekerlekli sandalyeye uygun park yeri, Tekerlekli sandalyeye uygun tuvalet ve Tuvalet.

Tekerlekli sandalyeye uygun girişTekerlekli sandalyeye uygun park yeriTekerlekli sandalyeye uygun tuvaletTuvalet

Detaylı bilgi

Sümbül Efendi Camii, İstanbul şehrinin en popüler noktalarından biri.

Püf Noktası

Sümbül Efendi Camii (İstanbul) için pratik notlar: Araçla gidecekseniz otopark girişi ve ücretlendirme için güncel bilgiyi sormak veya kontrol etmek işe yarar. Erişim ihtiyacınız varsa giriş, rampa ve asansör hakkında gitmeden teyit etmek ziyareti kolaylaştırır.


Şeffaflık

Seçim kriteri: Puan, yorum yoğunluğu ve içerik güncelliği (yayınlı kayıtlar).

Son güncelleme: 14 Nisan 2026

Ziyaretçi yorumları

8 yorum

YC
Yilmaz Celikan2025-5-17
5 üzerinden 5 yıldız

Sümbül Efendi Camii - İstanbul Fatih ilçesinin Kocamustafapaşa semtinde bulunan Sümbül Efendi Camii, hem tarihi hem de manevi önemiyle öne çıkan bir yapıdır. Aslen Bizans dönemine ait bir kilise olarak inşa edilen yapı, 15. yüzyılda Osmanlı veziriazamı Koca Mustafa Paşa tarafından camiye dönüştürülmüştür. Cami, Halvetî tarikatının Sünbüliyye kolunun kurucusu olan Sümbül Efendi'nin uzun yıllar hizmet verdiği dergâh olarak da bilinmektedir. Avlusunda Sümbül Efendi’nin türbesi yer alır ve yıl boyunca özellikle Ramazan ayında çok sayıda ziyaretçi çeker. Mimari olarak hem Bizans hem Osmanlı izlerini taşıyan cami, huzurlu atmosferi ve tarihi dokusuyla İstanbul’da görülmesi gereken önemli bir ibadet ve ziyaret yeridir.

P
Plustr2025-9-17
4 üzerinden 5 yıldız

Sümbül Efendi Cami, Kocamustafapaşa'da bulunmaktadır. Avlusunda, Sümbül Efendi türbesi, Çifte Sultanlar türbesi, Sarı Sıdıka türbesi bulunmaktadır. İstanbul'daki maneviyatı yüksek olan yerlerden biridir.

İO
İsmail Oğultürk2025-6-14
5 üzerinden 5 yıldız

Tarihle iç içe, huzurlu bir ziyaret noktası Asıl adı Yusuf Sinan olan ve 1452? yılında Merzifon’da doğan Sümbül Efendi, Halvetiyye tarikatının Cemâliyye koluna mensup önemli bir mutasavvıftır. İstanbul’da medrese eğitimi aldıktan sonra tasavvuf yoluna girmiş, şeyhi Cemâl-i Halvetî’nin vefatı üzerine onun vasiyetiyle hem kızı Safiye Sultan’la evlenmiş hem de Koca Mustafa Paşa Dergâhı’nda postnişin olmuştur. Fatih Camii ve Ayasofya’da vaazlar vermiş, 1529 yılında vefat etmiştir. Türbesi, bugünkü halini Sultan II. Mahmud (1808-1839) dönemindeki onarımla ve Serasker Mehmet Rıza Paşa’nın 1920 öncesi yaptırdığı restorasyonla almıştır. İlk yapıldığında sekizgen planlı olan türbe, bugün kubbeli ve yuvarlak planlıdır. Türbenin güneyine yamuk planlı bir giriş eklenmiş, bu bölümde Sümbül Efendi ile Serasker Mehmet Rıza Paşa’nın sandukaları yer almaktadır. Ayrıca burada hattat Ömer Efendi’nin kabri ve bir de kuyu bulunmaktadır. Türbenin hemen yanında ise küçük ama çok güzel korunmuş, tarihi dokusunu hâlâ taşıyan bir cami yer alıyor. Sessizliği, maneviyatı ve geçmişle kurduğu bağ sayesinde ziyaretçilerine huzurlu bir ortam sunuyor. Özellikle İstanbul’un kalabalığından uzaklaşıp derin bir nefes almak isteyenler için çok özel bir durak.

GY
GÖKHAN YILMAZ2026-1-28
5 üzerinden 5 yıldız

Sümbül Efendi Camii’nde pazar sabahları yapılan zikir ve sohbetler insanın ruhuna gerçekten çok iyi geliyor. Manevi atmosferi güçlü, samimi ve huzur dolu. Gönülleri dinlendiren çok güzel bir ortam.

EC
Ersin Cinar2026-1-9
5 üzerinden 5 yıldız

Çok huzurlu maneviyatı çok yüksek bir camii Peygamber efendimiz Hz Muhammed sav efendimizin torunları Hz Hüseyinin kızları Çifte Sultanlar Hz Fatıma ve Hz Sakinenin kabirlerinin burada olduğu rivayet edilmektedir Aynı zamanda Sıdıka hatun sarı Sıdıka bizans imparatoru konstantinin kızı katerinanın müslüman olduktan sonra Sıdıka adını alıp buraya defin edildiği rivayet ediliyor Sülbül efendi ve bir çok kimsenin kabirleride var ulaşım çok kolay ana cadde üzerinde Marmaray Yeni kapı metro ve buralardan bir otobüs ile rahatlıkla ulaşabilirsiniz

ED
Erkut Demir2025-12-15
5 üzerinden 5 yıldız

Koca Mustafa Paşa Cami olarak da bilinen tarihi cami. Camiden önce ilk olarak 6. yüzyılda burada Aziz Andrea Manastırı bulunmaktaydı. Günümüzdeki yapının büyük kısmı ise Latin istilası döneminde inşa edilmiştir. Fetih sonrası II. Bayezid dönemi Sadrazamlarından Koca Mustafa Paşa tarafından 1486’da camiye çevrilmiştir. Cami çevresine Halveti tarikatına bağlı tekke ve medreseler inşa edilmiştir.

AV
Abdurrahim Vural2025-11-27
5 üzerinden 5 yıldız

Semte adını vermiş olan Koca Mustafa Paşa Camii ve Külliyesi (Cami, medrese, imaret ve hankah), Sünbüliyye tarikatının merkez dergâhını da oluşturmuş ve bu sebeple halk arasında Sünbül Efendi Camii olarak da anılır. Havarilerden Hagios Andreas adına kurulmuş bir kilisedir. İkonoklast (İkona kırıcılık) akım sırasında (726-842) idam edilen Giritli Aziz (Hosios) Andreas’ın kutsal kalıntıları (rölik) buraya gömülmüş ve Bizans halkı mûcizeler yarattığına inandığı bu azizin adını zamanla aslında havâri Andreas’a ithaf edilmiş olan bu manastıra bağlamıştır. İmparator I. Basileios tarafından tamir ettirilen bu kilisenin 1204-1261 arasındaki Latin işgali sırasında oldukça harap olduğu anlaşılmaktadır. 1261’de İmparator VIII. Mikhael Palailogos’un yeğeni Protovestiarissa Theodora Raouleina kiliseyi ve manastırı tekrar kurmuştur. Kilise olmadan önce pagan kültürünün ana tapınaklarından biriydi. Doğu yamacı keşişlerin buluşma noktası. Pagan döneminde bürokrasinin özellikle aile tabanı mutlak suretle burada büyük ayinler ve sunaklar burada yapılırdı. Dehlizlerde yeni keşişler yetiştiriliyordu. Bu dönemde kalmış en önemli kalıntı sütunlar. Fetihten sonra Fatih Sultan Mehmet’in özel ilgi gösterdiği özellikle insanların bunları görmesini istemiştir. Bahçenin ortasında şuan kuş çeşmesi olarak bilinen yapı aslında pagan döneminden kalma sunak taşıdır. Halkın su sıkıntısı çektiği zaman Sümbül Efendi’nin kerameti ile eskiden kan akıtılan sunak taşından su gelmesi ile halkın yavaş yavaş müslüman olması gerçekleşmiştir. İstanbul'daki gizemli pagan izleri camiler ile üzeri örtülmüş ve nereden geldik nereye gidiyoruz unutulmaması için ibretlik olarak bir kısmı bırakılmıştır. Sadrazam Koca Mustafa Paşa tarafından camiye çevrilmiştir. İdrîs-i Bitlisî’nin kitâbesi caminin inşasından altı yıl sonra “başkapı” üzerine konmuştur. Başdefterdar Ekmekçizâde Ahmed Paşa caminin batı tarafına cami kadar bir ek yaptırmış, bir kapı ile bir de mahfil inşa ettirmiştir. Mübarek gecelerde cami şerefelerinde kandil yakılması âdeti de ilk olarak burada uygulanmıştır. Çevrede tekke şeyhleriyle birçok tanınmış kişi ve hattatın (Hâfız Osman gibi) mezarının bulunduğu bir hazîre oluşmuştur. Dârüssaâde Ağası Beşir Ağa avlunun ortasında 1150’de (1737) İstanbul’da örnekleri çok az olan sütun biçiminde bir çeşme diktirmiş, XIX. yüzyılda, avlunun kuzey kapısının iki yanına Rifat Paşa ve Karesi Mutasarrıfı Behçet Paşa’nın kız kardeşi Hacı Emine Hanım tarafından iki ayrı sebil inşa ettirilmiştir. II. Mahmud 1250 (1834) yılında büyük ölçüde tamir ettirmiştir. Binanın aksını doğudan hafifçe güneye kaydırarak çarpık bir eser meydana getireceğine binaya eskisine tamamen dikey olan yeni bir eksen vererek yapıyı kuzey-güney yönüne çevirmiştir. Böylece hem istenilen kıble yönü sağlanmış hem de enine uzanan bir bina halini almış olan yapı saf tutmaya uygun bir hal almıştır. İstanbul minareleri içinde bu derece zarif ve mükemmel bezenmiş başka bir minare kürsüsü yoktur. Koca Mustafa Paşa’nın caminin doğu tarafında kendisi için yaptırdığı türbe camiden 5 m. kadar uzaklıkta tamamen kesme taştan inşa edilmiş, çokgen planlı, kubbeli bir yapıdır ve önünde iki sütuna dayanan kubbeli küçük bir sundurma bulunmaktadır. Rifat Paşa Sebili’nin bitişiğinde Sünbül Efendi Dergâhı’nın şeyhlerine ait türbeler bulunmaktadır. Bunların arkasındaki bahçe içinde büyük ahşap konak dergâh şeyhinin eviydi. Bu eski İstanbul mahallesi karakteri Yahya Kemal Beyatlı’nın bu semtin adını verdiği bir şiirinde de tasvir edilmiştir.

ZA
Zeynep Ataş2026-2-26
2 üzerinden 5 yıldız

Ramazanın kış aylarına denk geldiğini bilmeyen birileri hanımlar bölümü cami dışına konumlandırmış. Isınma yeterli değil. Tamamen avlunun sesi ile namaz kılınıyor. Düzenli temizlik yapılması gerekiyor, namaz kılınan yerler oldukça pis. Vallahi çok üzüldüm bu Ramazan'da. Hafız osman'ı ve diger hattatları ziyarete geliyorum. Bu camiyi, avlusunu, külliyesini çok seviyorum. Tam bir yaşam alanı.

₺₺Fiyat Aralığı
KONUM DETAYI
Yol Tarifi